|
01 Eylül Cuma günü işyerimdeki posta kutusuna baktığımda, adıma gelmiş bir paket buldum. Odama çıktıktan sonra paketi özenli açtım. İçinden iki şiir kitabı çıktı. Gözlerime inanamadım. Adını duyduğum, şiirlerini zevkle okuduğum, fakat hiç tanışmadığım bir şair tarafından gönderilmişti. Hem de adım imzalayarak. Şairin adı Ömer Öneren (Hukukçu). İsmini okur okumaz, "Gidersem Ağlama" adlı şiirini anımsadım. Ümit Kaftancıoğlu’nu anlatan bir yazımda o şiirini kullanmıştım... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Bir kurşun kaç ekmek eder? |
|
Merhaba sevgili okurlar; Uzun bir süre sizlerden ayrı kaldım. Umarım yazılarımı özlemişsinizdir. Eğer özlemediyseniz ben bu işi beceremiyorum demektir. Çünkü her yazar kendi okurunu yaratır, her yazarın kendine özgü üslubu ve belli bir çizgisi var. Yazılarımı veya kitaplarımdan birini okuduysanız beni az çok tanıyorsunuz demektir. Yürümekte olduğum çizgi yaşam biçimimdir. Usta gazeteci-yazar Okan Yüksel, “İki türlü gazeteci var” diyerek sıralıyor. “Kafa tutanlar ve palto tutanlar.” Doğru söze ne denir. Ben de kafa tutanlardanım. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Birkaç gündür gazeteler doğuya eğitim kampüsleri, üniversiteler kurulacağını ve en iyi öğretmenlerin oralara gönderileceğini yazıp duruyorlar. Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Doğramacı’nın 01 Haziran Perşembe günü Milliyet Gazetesi’nde bir açıklaması vardı: |
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 4 of 21 |